top of page

Aşk ve Korku

Bir süredir düşüncelerimi oyalayan iki duygudur aşk ve korku. Aşkın bir açıklamasını yapamaz insan. Herkes için anlamı farklıdır aynı şekilde aşkı yaşama şekli de anlamına göre farklılık gösterir. Aşkı daha iyi anlamlandırmak için konulara bölebilir insan. Saf aşk, gerçek aşk, takıntılı aşk gibi. Ancak gerçekten anlamı nedir ki? Ben, düşünerek aşkın anlamını bulabileceğimizi sanmıyorum. Çünkü her şeyin başında aşk vardı. Örnek vermem gerekirse Yunan mitolojisinde Aşk Tanrısı Eros, henüz tanrıların doğmadığı, titanların hüküm sürdüğü zamanlarda bile vardı. Bunu küçük veya gereksiz bir örnek gibi düşünmeyin aksine üzerine düşünülmesi gereken bir konu.


Korku ise bilinmezlikten doğmuştur. İnsanın en çok korktuğu şeydir bilinmezlik. Çünkü zeki olan ve her şey arasında neden-sonuç ilişkisi kuran insan, sonuç kısmında bir bilinmezlik yakaladığında bu onu rahatsız eder. Bilmemek, bilinmezlik insanı huzursuz eder. Bu durum belli bir süre devam ettiğinde de korku duygusu yoğunlaşır. Ancak korku bilimle açıklanabiliyor, belli hormonlar ve beynin çalışma şekliyle. Peki, iki uç nokta gibi görünen bu iki duygu gerçekten birbirinden bağımsız mı? Bence değil.


Bunun üzerine birçok örnek vardır. Örneğin -benim de en çok ilgimi çeken- "korku güçlü bir afrodizyaktır." Bu cümle dünyanın her yerinde aynıdır. Farklı şekillerde ifade edilebilir ancak anlamı aynıdır. Bir insanın, bir insana belli bir süre uyguladığı korku duygusu sonucu diğer insan ona bağlanır. Onsuz yaşayamayacağını düşünür ve hep onun yanında kalmak ister ancak bu durum güven duygusundan kaynaklı değildir. İnsanın verdiği yoğun korku duygusundandır. Bir nevi manipülasyon gibi düşünülebilir.


Bu iki duygu gerçek hayattan kaçmak için de insanlar tarafından kullanılır. İnsanlar, aşk hikayeleri dinlemeyi severler. En çok sevilen aşk hikayelerinde ya birbirleriyle oldukça uyumlu, güzel, sağlıklı ilişki yaşayan bir çift vardır ya da belli yanlış anlaşılmalar sonucu birbirine bağlanan bir çift vardır. İnsan, kendi yaşayamadığı aşk duygusunu farklı hikayelerden duymayı, okumayı sever. Korku da buna benzerdir. İnsan "sıradan" hayatına heyecan katmak ister. Bu heyecanı ise korku duygusunda bulur, adrenalini yükseltecek etkinlikler yaparak.


Aslına bakarsanız bu iki duygu da kalıcı değildir hatta oldukça kısa sürelidirler. Çoğunlukla çiftler, aşkın ikinci ayda bittiğini söyler. Burada bahsettikleri, her şeyin mükemmel olduğu, sadece çiçeklerin ve kalplerin olduğu, insanların "canım cicim ayları" olarak adlandırdıkları süredir. Korku da yalnızca birkaç saniye sürer. Çünkü aslında bir koruma mekanizmasıdır korku. İnsan beyni, tehlikede olduğunu hissettiği anda korkar ve daha hızlı çalışıp düşünmeye başlar. "O ne? Nereden geldi? Ses nereden geliyor?" gibi sorular hızla düşüncelerden geçer. Bu düşünceler insanın asıl korku duyduğu anda ortaya çıkar. Sonrasında beyin bir çözümleme yapar ve karar verir. Saldır, kaç veya saklan. Beynin bunlardan hangisini seçtiği önemli değildir. Bu seçeneklerden biri yaşanırken beyin, korku ve adrenalini canlı tutar ki vücut ayakta kalabilsin. Burada beyin, korkuyu bir yakıt gibi kullandığı için gerçek duygu değildir. Tehlike geçtiği anda korku seviyesi düşer ve vücut tamamen çözülür. Sonrasında insan yaşadığı bu anları süsleyerek çevresine aktarır.


Ben bu ikiliyi birbirlerinden ayrı düşünemiyorum. Aşk ve korku arasında belirgin bir birliktelik olduğuna inanıyorum. Şu şekilde daha kolay açıklayabilirim: Aşkı birçok çıkıntısı olan bir dişli gibi düşünün, korkuyu da bir balçık gibi. Aşkın, başlangıçtan beri var olduğuna inandığımı söylemiştim, bu yüzden dişli sürekli olarak döner. Korku balçığı da aşk dişlisinin çıkıntıları üzerindedir. Tam olarak dişliye yapışmaz ancak onun şeklini alır, kimi zaman o çıkıntıya bağlanabilir. Ben en kolay açıklamanın bu olduğunu düşünüyorum yine de aşk ve korku ikilisi arasındaki, kendim için doğru olan bağlantıyı hala bilmiyorum. Belki de insanı daha kapsamlı incelemek gerekiyordur. Hem bilimsel hem de duygusal olarak. Ancak bu iki duygunun bağımlılık yapıcı özellikler taşıdıklarını da kabul ediyorum ve bir şeyi daha kabul etmek gerekiyor; insan hayatına hareket katmak için korku, anlam katmak için ise aşk gereklidir.

 
 
 

Yorumlar


Konuşmak İstediğin Her An

@2025 Ekim

  • Instagram
  • Pinterest
  • Spotify
bottom of page