top of page

İki ve Üç ve ...

Her şeyin iki yüzü vardır, değil mi? Canlı ve cansız, iyi ve kötü, evet ve hayır, yaşam ve ölüm, dahilik ve delilik, beyaz ve siyah, ...


İnsan dünyasındaki bütün ikiliklerle yaşamaya çalışıyoruz ama biliyoruz ki asıl düzen orta yolda. Her zaman beyaz ve siyah olmamalı arada grilikler olmalı veya her zaman iyi ya da kötü olmamalı. Her ne kadar orta yol dengede ve düzende olan olsa da bu yolu pek seçmeyiz. Neden? Bir iniş bir çıkış bir de düz yol olduğunu ve seçimlerimize göre birinden ilerlediğimizi kabul etmek varken neden kendimize bu kadar acı çektiriyoruz?


Sürekli iyinin peşinde olma durumu yüzünden ders alamama sonucunda acı çekiyoruz, kendini tanımak yerine üzüntüyü ve sorunları herkese göstererek başkalarının bizim yerimize kendimizi bulmasını istiyoruz. Kolay olan bu ancak acı verici, değil mi?


Hep acı hep acı, iki yolun sonu da acı. Belki "iki ucu pislik içinde değnek" sözü buradan çıkmıştır, bilmiyorum. Madem iki yolun sonu da acı o zaman üçüncü bir yol olması gerekmez mi? Gerekir. Çünkü Tanrı veya Evren (hangisi size daha anlamlı geliyorsa) bu kadar acımasız olamaz. Bu kadar acımasız olsaydı zaten geliştiremezdik, öğrenemezdik veya yılan zehrinin panzehri yine yılandan elde edilmez mi? Tesadüf mü? Hayır, değil. Çünkü Tanrı veya Evren bu kadar tembel olamaz.


O zaman üçüncü yol nerede? Üçüncü yol var mı, yok mu? Hatta daha güzel bir soru; üçüncü yolu arıyor musun, aramıyor musun? Yoksa buldun ama hareket etmiyor musun?

 
 
 

Yorumlar


Konuşmak İstediğin Her An

@2025 Ekim

  • Instagram
  • Pinterest
  • Spotify
bottom of page